Okul başlangıcında ortaya çıkan kaygılar genel olarak anne ve babaların çocuk üzerindeki tutumu ve öğretmenin davranışından kaynaklanmaktadır. Okula başlama ve sınır sorunları özellikle çocuğun üzerine titreyen ve okula karşı bağımsızlaşmasını engelleyen anne ve babalar yüzünden ortaya çıkmaktadır. Aşırı korumacı bir yapıda olan aile çocuğun tek başına bir şey yapamayacağını, sınıfta uzun süre oturmakta zorlanacağını, sık sık hastalanacağını dile getirerek hem kendini hem de çocuğu strese sokabilmektedir.
Çocukların kaygı durumlarında yalnızca aile ve öğretmen etkili değildir. Aynı zamanda okula gidiş gelişlerde çocukların yaşadığı sorunlar, servislerdeki tutumlar, trafiğin yoğun olması, eğitim anlayışı, cezalandırıcı davranışlar da çocukların kaygı düzeyini etkilemektedir. Evde yeni doğan kardeşin varlığı da anne babanın diğer çocuklarını ihmal etmesine neden olabilmektedir.
Çocuklarda gözlemlenen okul korkusu ya da sınır sorunlarını azaltmak için çocukların okul öncesinde bağımsızlaşması sağlanabilir. Çocukların ayrılığa bir anda değil de yavaş yavaş alıştırılması kaygı düzeyini dengede tutmada çok daha iyi olacaktır. Çocukların güvenini kazanarak onlara verilen sözlerin yerine getirilmesi de kaygı durumlarını olumlu şekilde etkilemektedir.
Okulda Sorun Oluşturabilecek Bazı Durumlar
Okulda sorun ortaya çıkarabilecek durumlar aşağıda maddeler halinde yer almaktadır:
- Özgüveni yetersiz çocukların anne babaya karşı tutucu tavırları,
- Gelişim olarak yaşıtlarından geri kalan çocuklar,
- Dikkat sorunu yaşayan çocuklar,
- Benmerkezci davranışlarda bulunan çocuklar,
- Ailesinden ilk kez ayrılanlar,
- Kavramları, renkler, sayıları ve bunlara benzer temel akademik becerileri kazanmakta zorlananlar,
- Engellenmesine öfke ve direnç ile tepki gösterenler,
- Asosyal çocuklar okula uyum sağlamada zorluk yaşayabilmektedir.
Okul Travması
Okul travmaları çocukların uzun süre zaman geçirdikleri alan içerisinde gerçekleşen bazı olaylar sonucunda oluşmaktadır. Yaşanılan bu travmalar çocukların hayatlarında yalnızca okul süresini değil tüm bir hayatı etkilemektedir. Yalnızca çocukların değil yetişkinlerin hayatında da büyük bir etkisi olan travmatik olaylar kişinin başa çıkma becerisine bağlı olarak atlatılmaktadır. Çocuklar, yetişkinlere göre travmalar ile çok daha zor başa çıkmaktadır.
Travma yaşayan çocuklar olayları yüzlerce kez aynı şekilde hatırlayabilmektedir. Yaşanan görüntülerin aynı sıra ile tekrar tekrar gözlerinin önüne gelmesi çocukların istemsiz tepkiler vermesine neden olabilmektedir. Bu durum sonucunda vücut korku ve heyecan gibi durumlara geçmektedir. Yağmur ve rüzgar gibi doğal olaylardan korkan çocuk güvensizlikle baş etmek zorunda kalabilmektedir. Çocukların travma yaşaması yaşıtlarına uygun davranmamasına ve yataklarını ıslatabilmelerine de yol açabilmektedir. Çocuklarda ortaya çıkan ayrılık kaygısı anne ve babaların en çok dikkat ettiği konulardan biridir. Okula gitmek istemeyen çocuklarda huzursuzluk ve uyum bozuklukları yaşanabilmektedir. Okul başarısı düşmekte, sinirlilik ve öfke durumları oluşabilmektedir. Suçluluk ve değersizlik duyguları çocuklara zarar veren faktörlerden biridir. Dikkat bozuklukları ve konuşma sorunları da karar vermede zorluk yaşanmasına neden olabilmektedir.
Travma etkisi ile çocukların davranışları değişebilmektedir. Değişen davranışlarda daha saldırgan ve daha hareketli durumlar ortaya çıkabilir iken bunun tam tersi de olabilmektedir. Çocuklar içine kapanık ve kaygılı görünüyor ise bunun nedeni yaşanan travmalardan kaynaklı olabilmektedir. Çocukların yalnızca psikolojileri değil fizyolojileri de bu durumdan etkilenmektedir. Çocukların yemek düzenlerinin bozulması kilo kayıplarına neden olmakta ve bu durum çocukların sosyal yaşantısını etkilemektedir.
Travmaya Yol Açabilecek Durumlar
Travma oluşturabilecek bazı durumlar aşağıda yer almaktadır:
- Öğretmenin öğrencisine fiziksel olarak ya da sözel şekilde şiddet uygulaması
- Okulda ya da ailede çocuklara dayatılan geleneksel yaklaşım
- Öğretmenin ilgisiz davranması ve ihmalleri
- Ailenin ilgisiz davranması ve ihmalleri
- Ailenin çocuk üzerinde sözel ya da fiziksel şiddet uygulaması
- Çocuğun sınıf arkadaşları ya da farklı sınıftakiler tarafından dışlanması
- Çocuğun kendi arkadaşları tarafından fiziksel ya da sözel şiddete maruz bırakılması
Yukardaki örneklerde de görüldüğü gibi çocukların ailesi, arkadaşları ya da öğretmenleri tarafından herhangi bir olumsuzluk ile karşı karşıya kalması bir travma kaynağı olabilmektedir. Çocuklar bu durumlar ile karşı karşıya kaldıklarında içe kapanabilecekleri gibi dışarı da açılabilirler. Saldırganlık, huysuzluk ya da huzursuzluk gibi ruh halleri bu durumlar sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Gerek saldırganlık gerekse de içe kapanıklık durumlarında mutlaka destek alınmalıdır.
Arkadaşları tarafından dışlanan çocuklar duygusal olarak yaralanmaktadır. Çocukların ihtiyaç ve isteklerinin göz ardı edilmesi içe kapanma, antisosyallik ve agresyon gibi durumlara neden olabilmektedir.
Çocuklar her yaşadığını dile getirmeyebilmektedir. Bu durumda çocuklarda davranışlar gözlemlenmeli ve değişimlerin nedeni araştırılmalıdır. Çocukların farklı davrandıkları gözlemleniyor ise bir uzmana başvurulmalıdır.
Erken Çocuklukta Çocuklarda Travma Tepkileri
- Kontrol edilememe,
- Kolayca şaşırma,
- Kaygılı bir yüz ifadesi,
- Uyku sorunları ile baş etme, kabus görme,
- Çevre ile ilişkilerde sorunlar ve ürkek tavırlar,
- Anne ve babaya aşırı bağlılık, ayrılmak istememe,
- Kontrol altına alınamayan saldırganlık durumları çocuklarda görülebilmektedir.
4- 6 Yaş Grubunda Travma Tepkileri
4 yaş ile 6 yaş arası çocuklarda travma tepkileri şu şekilde açıklanabilmektedir:
- Oluşan tikler,
- Yatak ıslatma,
- Parmak emme,
- Bebeksi konuşmalar,
- Gerilme davranışları,
- Uyku problemleri,
- İçe kapanıklık,
- Anne ve babadan ayrılma korkusu ve kaygısı yaşama,
- Kaçınma,
- Travma sonucu sürekli aynı konunun tekrarlanması,
- Genel bir kaygı hali ve ruh değişimleri,
- Yabancı ve hayvanlardan korkma,
- Saplantılı şekilde tekrarlama,
- Çocukların kendi hayalleri ve gerçek dünya arasındaki farkı ayırt edememesi,
- Zihinde bulanıklık,
- Utangaçlık,
- Yanlış yorumlamalar,
- Kötü düşüncelere saplanıp kalma.
7- 12 Yaş Grubunda Travma Tepkileri
Çocuklarda travma tepkileri aşağıdaki şekillerde olabilmektedir:
- Lokal olarak hissedilen ağrılar,
- Hayata karşı isyankar davranışlar,
- Dikkat dağınıklıkları,
- Konuşma sorunları,
- Uykuda yaşanan sorunlar, görülen kabuslar,
- Okul öncesi dönem davranışlarına gerileme,
- Reddedilme,
- Özerklik ve yeterlilik duygularında gecikme,
- Okula gitmek istememe,
- Yağmur, kar gibi doğal olaylardan korkma,
- Okul başarısının düşmesi,
- Sürekli aynı oyunların tekrarlanması.
13- 18 Yaş Grubunda Travma Tepkileri
Ergenlerde travma tepkileri aşağıdaki maddeler ile örnek verilebilmektedir:
- Ergenler gelecekleri ve dünya hakkında bazı olumsuz tutumlar sergiler.
- Risk alma ya da duygularını dışa vurma durumları gözlemlenir.
- Endişe, suçluluk, çaresizlik gibi duygular ergenlerde sıklıkla görülür.
- Okuldan kaçma girişimleri, rastgele yapılan cinsel birliktelikler, madde kullanımı gibi durumlar ortaya çıkmaya başlar.
- İştah ve uyku sorunları baş gösterir.
- Okul sorunları oluşur ve bu sorunlar günlük etkinliklere karşı ilginin kaybını sağlar.
- Travmatik olaylar da ergenlerde okula başlama ve sınır sorunları ortaya çıkarır.
- Çocuklar sorumlulukları nedeni ile yetişkinliğe giremekten korku duymaya başlar.